Strateji · Tasarım · Yazılım · Büyüme
Hizmetler
Tüm hizmetlerKurumsal Web TasarımUI/UX & Ürün TasarımıMarka & Kurumsal KimlikSıfırdan Web Sitesi KurulumuE-Ticaret Sitesi & AltyapıÖzel Yazılım GeliştirmeMobil Uygulama GeliştirmeYapay Zekâ ÇözümleriBakım, Hosting & GüvenlikSEO — Arama Motoru OptimizasyonuGoogle Ads (AdWords) Reklam YönetimiMeta & Sosyal Medya ReklamlarıSosyal Medya Yönetimi & İçerikAnalitik & Dönüşüm Optimizasyonu
Sektörler
Tüm sektörlerSağlık & KliniklerTurizm & OtelcilikE-Ticaret & PerakendeHukuk & Danışmanlıkİnşaat & GayrimenkulÜretim & SanayiFinans & SigortaRestoran & GıdaLojistikEğitimGirişimlerMimarlık & TasarımOtomotiv & Araç GalerileriOto Servis & Yedek ParçaAraç KiralamaYat & Tekne KiralamaMetal, Hurda & Geri DönüşümMadencilik & Doğal TaşEnerji & Yenilenebilir EnerjiTarım & HayvancılıkMobilya & DekorasyonTekstil & ModaKuyumculuk & MücevherGüzellik, Kuaför & SpaSpor & FitnessVeteriner & Evcil HayvanEtkinlik, Düğün & OrganizasyonTemizlik, Tadilat & Ev HizmetleriMuhasebe & Mali MüşavirlikTeknoloji & SaaSMedya & YayıncılıkSTK & Kamu
Kurumsal
HakkımızdaÇalışma süreciTeknolojilerKariyerBilgi MerkeziSık sorulan sorular
Bilgi Merkeziİletişim
TRENDE
Teklif alın[email protected]
SEO11 dk okuma

Çok dilli web sitesi ve uluslararası SEO: alan adı, hreflang ve yerelleştirme

Siteye bir dil seçeneği eklemek, o ülkede bulunmak demek değil. Alan adı yapısından hreflang'e, IP'ye göre yönlendirmenin zararından en-GB ile en-US farkına kadar yurt dışına açılan bir sitenin vermesi gereken kararlar.

Almanya'ya ihracat yapan bir mobilya üreticisi sitesine Almanca seçeneği ekliyor. Altı ay sonra tablo şu: Almanca sayfaların bir kısmı Google'da hiç yok, olanlar Türkçe başlıklarla görünüyor, Münih'ten gelen bir ziyaretçi ise IP adresine göre İngilizce sayfaya atılıyor ve fiyatları Türk lirasıyla görüyor.

Çok dilli bir site, çevrilmiş sayfalardan ibaret değil. Adres yapısı, hreflang işaretlemesi, yönlendirme davranışı, yerel anahtar kelimeler, para birimi ve yasal sayfalar birlikte doğru kurulmadıkça ne arama motoru ne de o ülkedeki müşteri sizi yerli bir seçenek olarak görür. Bu yazıda yurt dışına açılan bir şirketin ilk yeni dili eklemeden önce vermesi gereken kararları sırayla anlatıyoruz.

Önce karar: dil mi hedefliyorsunuz, ülke mi?

Bu ikisi aynı şey değil. Arapça bir site Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'daki herkese hitap edebilir; ama fiyat, kargo ve yasal metinler ülkeye göre değişiyorsa aslında üç ayrı pazara satıyorsunuz. Almanca için de durum benzer: Almanya, Avusturya ve İsviçre aynı dili konuşur ama aynı para birimini, aynı yazımı ve aynı gümrük kurallarını paylaşmaz.

Basit bir kural işe yarar: içerik yalnızca dile göre değişiyorsa dil hedefleyin (de, en, ar). Fiyat, para birimi, teslimat, ürün yelpazesi ya da yasal metin ülkeye göre değişiyorsa dil ve bölgeyi birlikte hedefleyin (de-DE, de-CH). Kararı vermeden önce şu sorulara dürüst cevap verin:

  • Hangi ülkelere gerçekten, makul süre ve maliyetle teslimat yapabiliyorsunuz?
  • Fiyat ve para birimi ülkeye göre değişecek mi?
  • Ürün veya hizmet yelpazesi her pazarda aynı mı?
  • O dilde müşteri sorularına ve iade taleplerine kim cevap verecek?
  • Hangi ülkede yerel şirket, temsilci ya da vergi kaydı gerekiyor?

Deneyimimiz şu yönde: iki pazarı iyi kurmak, on dili yarım kurmaktan neredeyse her zaman daha çok iş getiriyor. Çeviri, işin en ucuz kalemi; asıl yük destek, iade, yasal uyum ve her dilde içeriği güncel tutmak.

Alan adı yapısı: ülke alan adı, alt klasör, alt alan adı

Google'ın çok bölgeli siteler belgesi dört seçenek sayıyor ve artılarını eksilerini açıkça veriyor. Karar, teknik olduğu kadar ticari bir karar: her yapı farklı bir bakım yükü ve farklı bir otorite birikimi demek.

YapıÖrnekArtılarıEksileri
Ülke kodlu alan adıornek.deÜlke hedefi için en açık sinyal, yerel güvenHer alan adı ayrı maliyet ve altyapı, yalnızca bir ülke hedeflenir, bağlantılar her alan adında ayrı birikir
Genel alan adında alt klasörornek.com/de/Kurulumu ve bakımı kolay, tek alan adı ve ortak birikimTek sunucu konumu, bölümleri birbirinden ayırmak daha zor
Alt alan adıde.ornek.comKurulumu kolay, farklı sunucu kullanılabilirKullanıcı “de”nin dil mi ülke mi olduğunu anlamayabilir, ayrı bakım
Adres parametresiornek.com?dil=dePratikte yokGoogle önermiyor, bölümlemek ve hedeflemek zor

Çoğu Türk şirketi için doğru cevap tek bir .com alan adı altında alt klasörler: /de/, /en/, /ar/. Bağlantılar ve marka gücü tek yerde birikir, tek bir altyapı yönetilir, yeni pazar eklemek bir klasör açmak kadar kolaydır. Türkiye'ye yönelik site yıllardır .com.tr'de duruyorsa onu taşımak zorunda değilsiniz; Türkçe site .com.tr'de, yabancı diller .com'da kalabilir. hreflang farklı alan adları arasında da çalışır.

Ülke alan adı, o ülkede yerel bir şirketiniz, güçlü bir yerel markanız ya da tamamen ayrı yönetilen bir ekibiniz varsa mantıklı. Yalnızca “daha yerli görünsün” diye .de almak, size ikinci bir siteyi sıfırdan büyütme işi çıkarır. Bir de şu ayrıntı var: Google .io, .co, .me, .tv gibi bazı ülke kodlarını genel alan adı gibi değerlendiriyor; bunlar ülke sinyali vermez. Google ayrıca coğrafi meta etiketlerini tamamen yok sayıyor, sunucu konumunu da CDN'ler yüzünden kesin bir sinyal saymıyor.

Hreflang: kurallar ve en sık hatalar

hreflang, Google'a bir sayfanın başka dil ve bölge sürümlerini bildirir; amaç, Almanya'daki kullanıcıya Almanca sayfanın, Türkiye'dekine Türkçesinin gösterilmesidir. Sayfanın dilini ise Google hreflang'den ya da HTML'deki lang özelliğinden değil, içeriğin kendisinden anlıyor. Yani başlığı Almanca, gövdesi Türkçe kalmış bir sayfayı hreflang kurtarmaz.

İşaretleme üç yolla yapılabiliyor: sayfanın head bölümüne link etiketleri, HTTP başlığı (PDF gibi HTML olmayan dosyalar için) ya da XML site haritası. Google üçünü eşdeğer sayıyor ve birden fazlasını aynı anda kullanmanın aramada bir faydası olmadığını söylüyor. Binlerce sayfalı sitelerde site haritası genellikle en kolay yönetilen yoldur.

  • Her sürüm hem kendini hem de diğer tüm sürümleri listeler.
  • İlişki karşılıklı olmalı: Türkçe sayfa Almancayı gösteriyorsa Almanca sayfa da Türkçeyi göstermeli. İki sayfa birbirini göstermiyorsa Google etiketleri yok sayıyor.
  • Adresler https ile başlayan tam adresler olmalı, göreli yol değil.
  • Dil kodu ISO 639-1 biçiminde (tr, de, en, ar), isteğe bağlı bölge kodu ISO 3166-1 Alpha 2 biçiminde (de-AT, en-GB). Bölge kodu tek başına kullanılamaz.
  • Birleşik Krallık için en-GB yazılır, en-UK değil. Google UK, EU ve UN gibi başka amaçla ayrılmış kodları yok sayıyor.
  • x-default, hiçbir sürüme uymayan kullanıcılar için yedek sayfayı gösterir; genellikle dil seçim sayfası ya da ana sürüm.
  • hreflang verdiğiniz adresler 200 dönen, dizine açık ve kendini canonical gösteren sayfalar olmalı; yönlenen ya da noindex sayfaya hreflang vermek sinyali bozar.

Sahada en çok gördüğümüz hatalar

Tek yönlü işaretleme ilk sırada: Türkçe sayfalar yabancı sürümleri gösteriyor, yabancı sürümler geri dönmüyor. Hemen arkasından, tüm dil sürümlerinin canonical olarak Türkçe ana sayfayı göstermesi geliyor; bu, Google'a “diğerleri kopya” demek ve hreflang'i etkisiz kılıyor. Üçüncüsü, karşılığı olan sayfa yerine her şeyi yabancı dilin ana sayfasına bağlamak. Dördüncüsü yarım çeviri: Google'ın belgesine göre yerelleştirilmiş sürümler ancak ana içerik çevrilmeden kaldığında kopya sayılıyor ve yalnızca menüsü çevrilmiş sayfalar tam olarak bu durumda.

IP'ye göre otomatik yönlendirme neden zarar verir?

Google'ın belgesi bu konuda açık: kullanıcıları algılanan dillerine göre bir dil sürümünden diğerine otomatik olarak yönlendirmeyin, içeriği IP analizine göre değiştirmeyin. Gerekçesi de iki taraflı.

Kullanıcı tarafında: Berlin'de yaşayan ve Türkçe sayfayı okumak isteyen biri, ya da Antalya'da tatildeyken Almanca sipariş vermek isteyen bir Alman, kendi seçimini yapamaz hale gelir. Arama motoru tarafında: Google'ın belgelerine göre tarayıcının varsayılan IP adresleri ABD'de görünüyor ve tarayıcı isteklerinde dil tercihi (Accept-Language) göndermiyor. IP'ye göre yönlendiren bir sitede Google bazı sürümleri hiç göremeyebilir.

Doğru çözüm sıkıcı ama sağlam: her sayfada görünür bir dil seçici, karşılığı olan sayfaya bağlanan ve dil adlarını kendi dillerinde yazan (Deutsch, English, Türkçe) bir menü. Ziyaretçinin konumu ile sayfa dili uyuşmuyorsa sayfayı kapatmayan küçük bir şerit önerebilirsiniz: “Almanca sürüm de mevcut.” Seçim yapıldıysa bir çerezle hatırlayın.

Çeviri değil yerelleştirme

Makine çevirisi bugün iyi bir taslak üretiyor ve Google'ın otomatik çevrilmiş sayfaları robots.txt ile engelleme tavsiyesi belgelerinden kaldırıldı. Bu, her çevirinin kabul gördüğü anlamına gelmiyor: Google'ın spam politikalarında ölçekli içerik istismarına örnek olarak, çeviri dahil otomatik dönüşümlerle kullanıcıya pek bir şey sunmayan çok sayıda sayfa üretmek açıkça sayılıyor. Bizim pratiğimiz şu: makine taslağı, ardından o dili ana dili olarak konuşan bir editör. Başlıklar, meta açıklamalar, çağrı düğmeleri ve yasal metinler istisnasız insan elinden geçer.

Her pazar için ayrı anahtar kelime araştırması

Anahtar kelimeyi çevirmek, aranan kelimeyi bulmak değildir. Türkçede “köşe koltuk” arayan kişinin Almancadaki karşılığı “Ecksofa” ya da “Wohnlandschaft” olabilir; Birleşik Krallık'ta “sofa”, ABD'de çoğu zaman “couch” aranır. Google Ads Anahtar Kelime Planlayıcı'da konum ve dil ayarını hedef pazara göre yapın, Search Console'da performansı ülkeye göre süzün ve hedef ülkedeki arama sonuçlarında kimin çıktığına bakın. Her pazarın anahtar kelime haritası ayrı çıkarılmalı; Almanya'da önemli bir kategori Türkiye'de hiç olmayabilir.

Para birimi, kargo, ödeme ve yasal sayfalar

Google yerel adres, telefon, dil ve para birimini hedef kitleyi anlamak için kullandığı sinyaller arasında sayıyor. Müşteri açısından ise bunlar güvenin kendisi: Almanya'daki tüketici fiyatı avro ve KDV dahil, teslim süresini ve iade koşulunu açıkça görmek, tanıdığı ödeme yöntemlerini (PayPal, Klarna, SEPA) bulmak ister. İsviçre AB dışında olduğu için gümrük ve vergi bilgisi ayrıca yazılmalı, Birleşik Krallık için de Brexit sonrası gümrük durumu netleştirilmeli.

Aynı dil, farklı bölge: en-GB, en-US, de-DE, de-AT, de-CH

Aynı dilin bölge sürümlerini ayırmak, ancak gerçekten bir şey değişiyorsa anlamlı. Fiyat, para birimi, teslimat, yazım ve yasal bilgi aynıysa tek bir “en” ya da “de” sürümü yeter; ayrı sürüm açmak yalnızca bakım yükü getirir.

PazarhreflangNe değişir?Dikkat
Birleşik Krallıken-GBSterlin, colour ve optimise yazımı, postcode, KDV dahil fiyaten-UK yazmayın
ABDen-USDolar, color ve optimize yazımı, ZIP code, eyalete göre satış vergisiİnç, pound gibi ölçü birimleri
Almanyade-DEAvro, Impressum, cayma bilgilendirmesiResmî “Sie” hitabı
Avusturyade-ATAvro; Jänner, Paradeiser gibi yerel sözcüklerAvusturya'ya özgü yasal bilgiler
İsviçrede-CHİsviçre frangı, ß yerine ss, AB dışı gümrükFransızca ve İtalyanca bölgeler (fr-CH, it-CH)

Bölge sürümleri birbirine çok benziyorsa Google onları kopya sayıp birini öne çıkarabilir. Bu yüzden her bölge sürümü kendini canonical göstermeli, hreflang ile diğerlerine bağlanmalı ve gerçek farkları (fiyat, teslimat, yazım, iletişim bilgisi) taşımalı. Aynı kitleye yönelik iki kopya varsa, örneğin ornek.de ile ornek.com/de/ aynı Almanca içeriği gösteriyorsa, Google birini tercih edip canonical ile işaretlemenizi öneriyor.

İsviçre ayrı bir dikkat ister. İsviçre'de yazılan standart Almancada ß kullanılmaz, yerine her zaman ss yazılır; “Straße” değil “Strasse”. Ülkenin Fransızca ve İtalyanca konuşulan bölgeleri de var, yani İsviçre pazarı tek dil değil. Para birimi frank, veri koruma tarafında AB'nin GDPR'ı yerine İsviçre'nin kendi veri koruma kanunu geçerli.

İçerik yönetimi ve çeviri iş akışı

Çok dilli sitelerin çoğu çeviriden değil, iş akışından bozulur. Türkçe sayfa güncellenir, Almancası altı ay eski fiyatla kalır; yeni bir ürün Türkçede yayına girer, İngilizcesi yarım çeviriyle açılır. İçerik yönetim sisteminin bunu engelleyecek şekilde kurulması gerekir.

  • Her dilde ayrı adres kısmı: /de/produkte/ecksofa, /de/urun/kose-koltuk değil.
  • Her dilde ayrı başlık ve meta açıklama alanı; çeviri yoksa alan boş kalmamalı, sayfa o dilde yayımlanmamalı.
  • hreflang etiketlerinin içerik eşleşmelerinden otomatik üretilmesi; elle tutulan hreflang listesi ilk güncellemede bozulur.
  • Kaynak metin değiştiğinde diğer dillerin “güncel değil” olarak işaretlenmesi.
  • Arapça gibi sağdan sola yazılan diller için dir=rtl desteği ve buna uygun tasarım.
  • Terim sözlüğü: marka terimleri, ürün adları, çevrilmeyecek kelimeler. Crowdin, Lokalise ya da Phrase gibi çeviri yönetim araçları bu sözlüğü ve çeviri belleğini tek yerde tutar.

Her pazarın bir sahibi olsun: o dili ana dili olarak okuyan, yerel müşteri sorularını gören ve sayfalardaki tuhaflığı ilk fark edecek biri. Bu kişi şirket içinden olmak zorunda değil, ama yayına çıkan her metnin son okuru o olmalı.

Search Console'da bugün ne var, ne yok?

Eski Search Console'daki Uluslararası Hedefleme raporu Eylül 2022'de kaldırıldı ve ülke hedefleme ayarı artık desteklenmiyor. Google o sırada hreflang'i desteklemeye devam ettiğini ve çok dilli, çok bölgeli siteler için önerilerinin geçerli olduğunu duyurdu. Yani bugün “/de/ klasörü Almanya'ya yöneliktir” diyebileceğiniz bir düğme yok; sinyaller alan adı, hreflang ve sayfanın kendi içeriğinden geliyor.

Ölçüm için pratik bir düzen kurun. Her dil klasörünü (https://ornek.com/de/ gibi) ayrı bir URL öneki mülkü olarak ekleyin; her pazarı ayrı raporda görürsünüz. Performans raporunu ülke ve sayfa filtresiyle birlikte okuyun, URL denetimi aracıyla Google'ın her sürümü hangi canonical ile tanıdığına bakın. hreflang karşılıklılığını bir tarama aracıyla düzenli kontrol edin; Google Analytics 4'te ülke ve dil boyutlarını birlikte izleyin. Hedef pazarda Google tek arama motoru değilse o arama motorunun site yöneticisi araçlarını da ekleyin.

Nereden başlamalı?

  1. Hedef pazarları seçin ve her biri için dil mi, dil ve bölge mi hedeflediğinize karar verin.
  2. Alan adı yapısını belirleyin; özel bir gerekçeniz yoksa tek alan adında alt klasörler.
  3. Her pazar için ayrı anahtar kelime araştırması yapıp sayfa yapısını ona göre çıkarın.
  4. İçerik yönetim sisteminde dile özgü adres, başlık ve meta alanlarını ve otomatik hreflang üretimini kurun.
  5. IP'ye göre otomatik yönlendirmeyi kaldırın; yerine her sayfada dil seçici ve isteğe bağlı bir öneri şeridi koyun.
  6. Makine taslağını ana dili o dil olan bir editöre okutun; başlık, meta ve yasal metinleri mutlaka.
  7. Para birimi, teslimat, ödeme yöntemleri ve yasal sayfaları her pazar için ayrı hazırlayın.
  8. hreflang'i yayından önce bir tarama aracıyla kontrol edin: karşılıklılık, kodlar, canonical uyumu.
  9. Search Console'a her dil klasörünü ayrı mülk olarak ekleyin ve ilk üç ay her pazarı ayrı izleyin.
  10. Her pazar için içeriği güncel tutacak bir sahip belirleyin.

AYTE Digital olarak sitemizi Türkçe, İngilizce ve Almanca yayımlıyoruz; aynı yapıyı yurt dışına açılan müşterilerimiz için, altyapı kurulumundan yerel editör sürecine kadar uyguluyoruz. Hangi pazarın önce açılacağına satış ve talep verinize bakarak birlikte karar veriyoruz.

Bir sonraki projenizi birlikte kuralım. Fiyatlarımızı sitede yayınlamıyoruz; ihtiyacınızı dinleyip kapsam, teslimat listesi ve zaman planı içeren yazılı teklifimizi bir iş günü içinde hazırlamaya başlıyoruz.

E-posta[email protected]
Çalışma saatleriHafta içi 09:00 – 18:30
Dönüş süresi1 iş günü içinde